Kaçınılmaz olan yaşlanmanın etkileri dışında henüz genç yaşlarda da bazı sorunlar karşımıza çıkar. Bugün itibari ile yüz bölgesinde iyi görünmek için cerrahi dışında hemen her durum için etkin bir çözüm bulunmaktadır. Mevcut durumun değerlendirilmesi, kişinin kendi rahatsızlıklarının da eklenmesi ile planlanan bir tedavi programı ile yüz güldürücü sonuçlar sağlayabilir. Öncesi ve sonrasındaki büyük değişimlerin pek çoğu artık kamuflaj ile değil, gerçeklik katan tedaviler ile yapılabilmektedir.

Karşılaştığımız sorunlar;

  • Kırışıklıklar,
  • Sarkmalar,
  • Lekeler,
  • Kılcal damar sorunları,
  • Geniş gözenekler,
  • Hacim kayıpları.

Tedavi Seçenekleri

1-Kırışıklıklar:  

Ciltteki en çok çözümü aranan sorunlardan olup tek nedeni yaşlanma değildir. Örneğin mimik kırışıklıkları 20 yaş altında dahi görülebilirken, ilerleyen zamanlarda bu kırışıklar sadece mimik esnasında değil de çok derin olarak durağan halde de yüzde kendini belli eder. Aslında kırışıklıkları tedavi etmek yerleşik ve derin hale gelmeden tedavi edildiğinde çok daha kolaydır.

Genel anlamda kuru deriye sahip olanlarda daha erken ve ince çok sayıda kırışıklık görülürken, yağlı ciltlerde daha geç görülse de kırışıklıkların derinliği daha fazladır. Kırışıklığı tedavi ederken esas nedeni tespit edilirse tedavi de daha başarılı olacaktır. Mimik etkisi ile ortaya çıkan genellikle alın ve göz çevresindeki kırışıklıkların kuru ya da yağlı cilt fark etmeksizin tedavisinin temel çözümü botokstur. Bu tür mimik kırışıklıkları zamanında tedavi edilmediğinde ortaya çıkan deri katlamasına ait çöküntüler botoks ile tamamen geçmeyeceği için dolgu gibi ek işlemler de isteyecektir.

Bu bölgeler dışındaki yanak bölgesi gibi ince kırışıklıklar genelde aşırı kuru ciltlerin sorunu olup temel sorun olan nemin eksikliğinin giderilmesine yönelik tedaviler planlanır. Derinin canlandırılması için yapılan işlemler bu tedaviye destek olsa bile nem tutmasına yönelik mezoterapi, gençlik aşısı gibi yöntemler daha etkin sonuç sağlamaktadır.

Dudak üstü gibi bölge çizgileri genelde sigara içimine bağlı çizgilerdir ve kısmen botoks ile büzme etkisi azaltılarak düzelme sağlansa da derinin yapılandırılması için yapılan tüm işlemler ile çökme alanlarına uygulanan dolgu işlemi en etkili yöntemlerdir.

Deri sarkmasını azaltmaya yönelik kullanılan tedavilerin pek çoğu oluşan ince kırışıklıkları deri yapılanması sayesinde azaltır ya da tamamen ortadan kaldırır. Hacim kaybı ortaya çıkan derin kırışıklıklarda ise hemen hemen her zaman dolguya ihtiyaç duyulmaktadır.

2-Sarkmalar:

Derinin sıkılığını sağlayan yapılarda yerçekimine bağlı olarak gevşemeler yaşanır. Gevşeyen derinin eski yerine gerdirilmesi eskiden sadece cerrahi işlemler ile mümkün iken bugün derinin yapısı iyileştirilerek cerrahi işlemlerin önüne geçmiştir. Cerrahi yapılacak durumlarda dahi öncesinde yapılan bu tamir işlemleri başarıyı artırmaktadır.

Sarkmaların toparlanmasında en sık ve etkili olarak İğneli ya da yüzeyden uygulanan Radyofrekans, HI-FU (Fokuslu ultrason), ip tedavileri, BBL İnfrared tercih edilmektedir. Derinin üst tabakalarında daha belirgin etkileri olan PRP, mezoterapi gibi yöntemler de tedaviye destek olarak kullanılabilecek yöntemlerdir.

3- Lekeler:

Tedavide bazı yöntemler oluşmuş lekenin moleküler olarak parçalanmasını, bazıları üretimini baskılamayı, bazıları da leke olsun ya da olmasın deriyi belli bir derinlikte soyarak tedavi seçeneği sunmaktadır. Leke moleküllerini parçalayarak etki eden en önemli tedavi seçeneği lazer ile yapılmaktadır. Bu amaç için en etkili yöntemlerden olan BBL (Broad Band Light) ile karbon peeling de yapan Q switched lazerler en sık kullanılanlarıdır. Leke oluşumunu baskılamak için bazı ilaçlar ya yüzeysel krem tarzında ya da mezoterapi gibi yöntemler ile enjeksiyon şeklinde uygulanır. Deriyi üstten soyma yöntemleri olarak en eski yöntemlerden olan kimyasal peeling asitler ile, dermabrazyon mekanik olarak soyarken daha kontrollü olarak istenen derinlikte soyabilen lazerler de yeni seçeneklerdir. Ancak deriyi soyma lekeye özel bir tedavi seçeneği olmadığı gibi soyma sırasındaki tahribatın kendisi de leke oluşumunu sağlayabileceğinden bazı özel durumlar hariç genelde tercih edilmemektedir. Tedavide son dönemlerde yaygınlaşan Işık Peelingi gibi enzimatik peelingler de ise hem melanin üretimini baskılayıp hem de ciltteki soyucu etki ile leke tedavisi sağlamaktadır.

4- Kılcal Damar sorunları:

Kılcal damarlar özellikle açık tenlilerde daha dikkat çekici olabilmektedir. Çok yaygın olarak karşımıza çıkan bu sorun yanak bölgesinin tamamını kapladığında basit durumlarda dahi aşırı kızarma ile sosyal sorunlara da yol açabilmektedir. Yaygın bir ağ şeklinde olduğu durumlarda BBL gibi lazerler ile, ipliksi görünümde tane tane olduğu durumlarda Nd YAG lazerler ile çoğunlukla tek seansta sonuç sağlanmaktadır. Yakın zaman çalışmalarında melasma gibi hormonal lekelerin zemininde de yaygın kılcal damar çatlaklarının olduğu fikri ile geliştirilen gold peel gibi lazer uygulamaları ile tedavi başarısında artış sağlanmıştır.

Uygulama Detayları

İdeal şartlarda tedavi planlama iyi bir cilt analizi ile başlar. Profesyonel cihazlar ile derinin yapısal bozulmasına ait ölçümler ve muayenedeki belirlenen değişimlere göre tedavi planlanır. Leke, kılcal damar çatlağı gibi sorunlar var ise bunlara özel tedavi planı yapılır. Kuru ve yıpranmış derilerde temel hedef derinin nemlenmesini hızla iyileştirecek hyaluronik asit içerikli mezoterapi ya da gençlik aşısı ve somon DNA aşısı kürleri olmalıdır. Geniş gözenek sorunlarında ise iğneli radyofrekans ve karbon peeling yöntemleri etkindir. Elastikiyeti bozulmuş ciltlerde bu üretimi desteklemek için yüz germe tedavisindeki yöntemlere başvurulur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir